Papyon Analizi

Papyon Analizi, risk yönetimi sürecinin önemli unsurlarından biridir. Risk Yönetimi ise olması muhtemel aksi olayların veya durumların tespit edilmesi, analiz edilmesi ve oluşabilecek etkilerin minimize edilmesi ile ilgili çalışmalar bütünüdür. Risk yönetimi firmaların, organizasyonların veya kurumların işleyişinde önemli bir paya sahip olduğu gibi insanların günlük hayatında da farkında olmadan sık sık uyguladığı bir süreçtir.

İyi bir risk yönetimi için öncelikle riskleri iyi bir şekilde anlamak ve belirlemek gerekir. Bu noktada papyon yöntemi nedensel ilişkileri anlaşılır bir biçimde analiz etme imkanı sunduğu için etkili bir metot olarak karşımıza çıkıyor.

Papyon yöntemi, ismini analiz sonucunda ortaya çıkan şemanın şeklinden alıyor.

Papyon diyagramı herhangi bir riskin birden fazla senaryosunu görsel bir biçimde önümüze getirir. Diyagram oluşturulurken önce ana olay veya risk belirlenir ve ortada yer alır. Sol tarafa ise ana olaya/riske sebep olabilecek tüm nedenler yazılır. Sol tarafa yazılan neden sayısının miktarı fazla olabilir. Ana olayın sağ tarafına ise riskin yaşanması durumunda gerçekleşme ihtimali olan sonuçlar yazılır.

Nedenler belirlenirken küçük bir çocuğun ısrarla soru sorması gibi sürekli “neden?” sorusunun sorulması gerekir. Burada duracağımız nokta ise sebepleri belirlediğimiz ve artık daha öte bir cevap bulamadığımız durumdur.
Sonuçları belirlerken de nedenleri belirlerken uyguladığımız yaklaşımla sürekli “tamam, sonrası?” sorusunun cevabını aramalıyız. Kurumun, organizasyonun veya firmanın hedeflerini etkileyen sonuçlara ulaştığımızda durmamız gereken noktaya varmış oluruz.

Sonuç ve nedenler belirlenirken genel ifadeler kullanmak yerine spesifik ifadeler kullanmak yararlı olacaktır. Çünkü kontrol mekanizmalarını eklerken spesifik ifadeler işimizi kolaylaştıracaktır.

 

Ünlü bir örnek ile kısaca anlatılanların üzerinden geçelim. Ulaştırma sektöründe tren işletmecisi bir firmanın risk çalışması yaptığını varsayalım. Ana olay veya risk trenin raydan çıkması olsun. Olası nedenler şu şekildedir; kaya parçasının düşmesi, gece olması, farın arızalı olması, çalışanların hastalanması, arazi yapısı (dik olması). Olası Sonuçlar ise şu şekildedir; müşterilerin yaralanması, tazminat ödemeleri, trende hasar oluşması, itibar kaybı, gelir kaybı ve cezalar.

 

Kontrol mekanizmaları ise temelde üçe ayrılır: önleyici kontroller, tespit edici kontroller, düzeltici kontroller. Önleyici kontroller diyagramın sol tarafında (nedenler ile ana olay arasında) yer alır ve riskin gerçekleşmesini önlemeyi amaçlayan uygulamaları ifade eder.

Tespit edici kontroller diyagramın ortasında yer alır ve riskin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitiyle ilgilidir (örnek: duman dedektörü). Düzeltici kontroller ise diyagramın sağında (ana olay ile sonuçlar arasında) yer alır ve gerçekleşen riskin etkisinin en aza indirilmesiyle ilgili uygulamaları kapsar. Önleyici kontroller daha az maliyetli ve daha etkili iken düzeltici kontroller daha maliyetli ve daha az etkilidir.

 

Tren örneğinin üzerinden gidersek, önleyici kontroller olarak grip aşılarını (çalışanların hastalanması), onarım incelemelerini (farın arızalı olması), arazi incelemelerini (kaya parçasının düşmesi), çelik ağlı önlemi (kaya parçasının düşmesi) ve korkulukları (arazi yapısı) sayabiliriz. Düzeltici kontrol olarak ise halkla ilişkiler (itibar kaybı) ve sigortayı (trende hasar oluşması) ifade edebiliriz.